
2011 Ekim sonunda dünya nüfusu 7 milyar noktasına ulaşmış olacak. Bu nüfusun 2 milyarını gençler oluşturuyor olacak. Bazıları rakamlara odaklansa da, UNFPA bu fırsatı değerlendirerek, bu rakamların arkasındaki insanların hikayelerini paylaşacak.
Türkiye, adrese dayalı nüfus sayımı sistemiyle, 2010 yılı sonu verilerine göre 73,722,998 nüfusuyla Avrupa’nın 3. en büyük nüfusuna sahip.
TUIK’in 2010 verilerine göre, Türkiye genç nüfusa sahip; 10-24 yaş arası gençler nüfusun %25.9’unu oluşturuyor. Bu grubun cinsel sağlık, üreme sağlığı ihtiyaçları ise araştırma sonuçları ve hizmet verilerine göre genellikle karşılanmamış durumda.
Nüfusun dörtte birinin genç olmasına rağmen, gençlere yönelik Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı (CSÜS) danışmanlık hizmetleri düşük seviyelerdedir. Bu hizmetleri alabilen gençlerin büyük çoğunluğunu ise evli genç kadınlardan oluşturmaktadır. Örgün ve yaygın eğitimde cinsel sağlık, üreme sağlığı eğitiminin yeterli olarak verilmemesi durumu daha kötüleştirmekte, ergenleri ve gençleri kendi bedenleri ve cinsellikleri gibi konularda bilgisiz bırakmaktadır.
Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) – 2008’e göre araştırma zamanında 15-19 yaş arası evli kadınların 3.5%’i hamileydi. Araştırma evli kadınlar arasında yapıldığından bu veriler ülkedeki evli olmayan kadınlar arasındaki gebelik oranı hakkında bilgi içermiyor. Aynı şekilde TNSA – 2008 raporuna göre Türkiye’deki doğumların %70’i 30 yaşından önce meydana geliyor.
Bir başka araştırmaya göre, 15-24 yaş arası her dört gençten biri gebeliğin tek bir cinsel ilişkiyle oluşamayacağını düşünmektedir. Ve sadece on gençten biri HIV/AIDS’e yönelik doğru bilgiye sahiptir. [1]
2010 ulusal istatistiklerine göre, Türkiye’de 4200’den fazla HIV ve AIDS ile yaşayan birey vardır. Son 5 yıldır, yılda 250 vaka ile yeni vakalarda yavaş ama sabit bir artış gözlenmektedir ve her yıl gençler arasında yeni vakalarda artış gözlenmektedir.
Bu veriler gençlerin cinsel sağlık, üreme sağlığı bilgisi ve hizmetlerine ulaşabilmelerini sağlayan mekanizmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
UNFPA ergenlerin ve gençlerin fırsatlara erişmesine yatırım yapmaya bağlılığı olan bir kuruluştur. Türkiye, genç nüfusun belirgin olarak fazla olduğu bir ülkedir. Bu nedenle, gençlere yönelik sosyal yatırımlar sayesinde gençler; sağlıklı, sosyo-ekonomik olarak üretken ve yoksulluğun olmadığı toplumların oluşmasına yardım edebileceklerdir.
Her ne kadar UNFPA Türkiye gençlerin cinsel sağlık, üreme sağlığı ve hakları (CSÜS-H) konusunda akran eğitimleri yoluyla bilgilerinin arttırılması, okullarda cinsel sağlık, üreme sağlığı eğitimi verilmesi ve genç dostu sağlık hizmetleri konusunda savunuculuk yapmaya devam ediyor olsa da, yapılması gereken daha çok şey var.
Dünya 2 milyar genç nüfusa ulaşırken, UNFPA gençliğe yönelik vizyonunu hem Türkiye hem de diğer ülkelerde korumaya devam edecektir; “Ergenlere ve gençlere uygun, onların haklarının korunduğu ve teşvik edildiği bir dünya. Öyle bir dünya ki; genç kızların ve erkeklerin kendi potansiyellerini geliştirebilmeleri, kendilerini özgürce ifade edebilmeleri ve görüşlerine saygı duyulması için eşit fırsatlara ulaştıkları; yoksulluk, ayrımcılık ve şiddetten uzak yaşadıkları bir dünya.”
UNFPA Türkiye gençlerin haklarını yaşayabilmeleri için ortaklarıyla çalışmaya devam edecektir. Gençleri programlarımıza dahil etmeye devam edeceğiz. 10 Günlük Aktivizm gibi gençlik çalışmalarının önemini anlıyor ve bu gibi kampanyaların gençlerin kendi ihtiyaçlarını dile getirebilmeleri için önemli olduğunu düşünüyorum. Ben de 10 Günlük Aktivizm’i destekliyorum.
Dr. Zahidul A. Huque
UNFPA Türkiye Temsilcisi
Not: Makalenin İngilizce originaline ulaşmak için tıkla
