The world’s population will reach the seven billion mark by the end of October 2011. 2 billion of these will be young people. While some will focus on the number, UNFPA will take this opportunity to showcase the stories, connections, and people behind this number all around the world.
Turkey is the third largest in Europe with a population of 73,722,998 according to the address-based population registration system by the end of 2010.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
2011 Ekim sonunda dünya nüfusu 7 milyar noktasına ulaşmış olacak. Bu nüfusun 2 milyarını gençler oluşturuyor olacak. Bazıları rakamlara odaklansa da, UNFPA bu fırsatı değerlendirerek, bu rakamların arkasındaki insanların hikayelerini paylaşacak.
Türkiye, adrese dayalı nüfus sayımı sistemiyle, 2010 yılı sonu verilerine göre 73,722,998 nüfusuyla Avrupa’nın 3. en büyük nüfusuna sahip.
TUIK’in 2010 verilerine göre, Türkiye genç nüfusa sahip; 10-24 yaş arası gençler nüfusun %25.9’unu oluşturuyor. Bu grubun cinsel sağlık, üreme sağlığı ihtiyaçları ise araştırma sonuçları ve hizmet verilerine göre genellikle karşılanmamış durumda.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Uzunca bir zaman oldu. Tek kelime dahi yazmadım. İlham perimi mi bekledim bilemem; ama metafiziğe pek inanmadığım için dün aklıma anneannemin lafı geldi; “inanmazsan olmaz tabi mason”…
Her neyse inanmamaya devam edeceğim, varsın periler gelmeyi versin. Geçen bu süre içerisinde birçok olay meydana geldi. Bunlardan şüphesiz cinsiyetçilik, homofobiklik, ayrımcılık, LGBTT hak ihlalleri listelenmeye kalksa birkaç sayfayı sadece bu listedeki başlıkları yazarak geçiştirmek zorunda kalacağım.
Bunca hak ihlalinin olduğu bir dünyada bu ihlalleri ödüllendirmek de gerekir diye düşünenler de olsa gerek ki çok kısa bir zaman önce Hormonlu Domates Ödülleri sahiplerini buldu. Elbette hiçbir ödül sahibi ödülünü almaya teşrif etmedi; ama olsun biz onları bir kere daha anma fırsatını yakaladık. Peki neden domates???
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Merhaba,
İkinci yazımı epey uzunca bir aradan sonra yazma fırsatı buldum.Sizlere epeyce bir süre Avustralya'dan sesleneceğim.
Avustralya neresidir?; Türkiye'ye göre dünyanın öbür ucu sayılabilecek güney yarımküre kıta ülkesi olan Avustralya, Türkiye'den yaklaşık 30bin kilometre uzaklıktadır ve uçak ile ortalama bir yolculuk 24 saat sürmektedir.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Cinsellik hakkında bir şeyler öğrenmeye, cinselliğimizi “keşfetmeye” başlamadan önce, bu alanda verili kabul ettiğimiz kavramları kurcalamamız lazım.
O “kesin”, “garanti”, “doğal” diye adlandırdığımız olgular üzerine düşünmeliyiz yola çıkarken ve yol boyunca.
Sağlıklı bir cinsel yaşam için bir gencin ne istediğini bilmesi, ya da ne istediğini anlayana kadar kendini deneyebilmesi kuşkusuz ki büyümenin çok önemli bir parçası… Peki, bu deney alanında “ne kadar”, “ne zaman”, “kim ile”, “nasıl” denemeler yapabileceğimizi bize kim söylemekte? Dahası, ne söylemekte o kişiler bize?
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Hergün ortaya çıkan ve yayınlanan cinsel sorunları olan insanların haberlerini okudukça cinsel bilgisizliğimizin ve korkularımızın ne kadar fazla olduğunu ve çaresiz kalındığının farkına tekrardan vardır.
Gençlerimize cinsel konular hakkında bilgi vermenin önemine iyice varmış olmamız gerekir. Çünkü o gencecik insanların bedenlerine temas eden ahlaksızlar bizlerin ve yetkililerin sebep olduğu boşluktan yararlanarak bunları yapma cesaretine varıyorlar.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
21. yüzyılı yaşıyor olmamıza rağmen, hala cinselliği ayıp, yasak olarak gören ve konuşmaktan kaçınan, soru sormaya utanan ve kendi bildiği yanlışları uygulamaya devam edem bir toplumuz. Bir Gençlik Hikayesi cinsellikle ilgili aklınıza takılan sorulara bilimsel bilgi ile yanıt vermek ve cinsel sorunlarınız için sizi doğru uzmana yönlendirmektir. Gençlerimizin sürekli aklını meşgul eden ama bir türlü sormaya cesaret edemediği soruları özgürce, samimiyetle sorabildiği ve cevabını da aynı şekilde alabildiği gençlerimizin sitesidir.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Biz erkek değiliz inisiyatifinin varlık nedeni olan Pippa Bacca’nın tecavüze uğrayıp öldürülmesinde yaşadığım utançtan daha fazlası olmaz sanırdım. Siirt’te yaşanan olaylardan sonra erkekliğimden utanmamın sınırları zorlandı. Erkeklik bu ise ben erkek değilim demeye başladım.
Erkekliğimden utanmaktan vakit bulabildiğim zamanlarda ise yapılan yanlışları irdeledim. Tecavüze uğrayan kız çocukları yaşadıkları depresyon ve toplum baskıları nedeniyle 2 yıl boyunca tecavüze uğramaya devam ettiler.
Tabi ki onları bu kötü durumda yaptıkları hatalar yüzünden suçlayacak değilim fakat erkekliğin ne olduğunu öğrenene kadar erkekler, kadınların dikkat etmesi gereken bazı şeyler var.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Kafamı en çok karıştıran konulardan, cinsel yönelimle cinsiyet kimliğinin farklı ve birbirinden bağımsız kavramlar olduğu meselesi. Ama kendi algılayabildiğim kadarıyla paylaşmak istiyorum. Umarım buradan faydalı, üretken bir tartışma doğar.
Hani saç rengi ve göz rengi gibi. Örneğin sarı saçlı olan biri ille de mavi gözlü olacak değil. ya da sarı saçlı olan kahve gözlü olmak zorunda da değil.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
Gündelik hayatta aldığımız roller, yaptığımız işler, duruşumuz, sözlerimiz yüzyıllar sürecinde gelişen ve oluşan toplumsal cinsiyet rollerindendir. Bu roller çoğu zaman istesek de istemesek de nerde duracağımıza, ne giyeceğimize, ne zaman susup ne zaman konuşacağımıza, olaylara nasıl reaksiyon vereceğimize karar verirler. Genellikle bu kararlardan -ki bunlara sosyal yaptırım da diyebiliriz- mutlu olmayız, eğer sorguluyorsak. Çünkü her insanın doğası ve mizacı farklıdır. Hangi kural ve kaide tüm insan cinsinin davranışlarını, hislerini kapsayabilir ki.
> Yazının Devamı > Yazarın Tüm Yazıları
