Son bir ay içindeki yaptığımız buluşmalar, toplantılar ya da eğitimler - adına ne derseniz deyin- sürecince karşılaştığım, şaşırdığım ve beni üzen bir yaklaşımdan bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki üniversitede karşılaştığım arkadaşlarımızın bazıları bu araştırma verilerini farklı yorumlamayı seçtiler. Üreme organlarının isimlerini bilmeyen, HIV/AIDS'i bilmeyen kesimin eğitim almayan yani kendilerinden olmayan bir kesimden sorumlu tuttu. Ne yazık ki bu yanlış ve ayrımcı bakış açısı kimseye ve özellikle gençlerin cinsel sağlık, üreme sağlığı haklarını savunan gruplara hiiç yaramıyor.
2007 Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık, Üreme Sağlığı Araştırması, 15-24 yaş arası gençlerle yapılan ve cinsel sağlık, üreme sağlığı konusunda yapılmış ülke temsiliyeti olan ilk ve tek araştırma şu anda. Araştırma sonuçlarına göz atmak istersen yukarıdaki linki tıklaman yeterli. Benim söylemek istediğim bilmeyenler olarak neden "ben değilim, o" tavrına yattığımız. Buradaki çoğul hepimiziz, gençleriz, toplumuz.
Son bir ay içindeki yaptığımız buluşmalar, toplantılar ya da eğitimler - adına ne derseniz deyin- sürecince karşılaştığım, şaşırdığım ve beni üzen bir yaklaşımdan bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki üniversitede karşılaştığım arkadaşlarımızın bazıları bu araştırma verilerini farklı yorumlamayı seçtiler. Üreme organlarının isimlerini bilmeyen, HIV/AIDS'i bilmeyen kesimin eğitim almayan yani kendilerinden olmayan bir kesimden sorumlu tuttu. Ne yazık ki bu yanlış ve ayrımcı bakış açısı kimseye ve özellikle gençlerin cinsel sağlık, üreme sağlığı haklarını savunan gruplara hiiç yaramıyor.
Artık bizlerin bahaneye ihtiyacımız yok. Gerçekleri bir de veriler gösteriyor; üniversiteli olmak ya da doktora sahibi olmak o bireyin mutlaka cinsel sağlık, üreme sağlığı konusunda ihtiyacı olan bilgileri aldığı anlamına gelmiyor. Aslında hepimiz, cinsel sağlık eğitimi almadığımız için bilgisizlikte eşitiz. Bazılarımız zaman içinde ihtiyacımız olan bilgiyi bir arkadaştan (doğru ya da yanlış), internetten, bir akran eğitiminden ya da çevremizden almış olabiliriz ancak bu kurtulduğumuz anlamına gelmiyor. Çünkü hiçbir genç, ergenlik döneminde yaşadığı değişiklikler nedeniyle endişe duymak zorunda değil ama araştırma bunun olduğunu gösteriyor. 18li yaşlarımızda aldığımız bilgiler daha öncesinde yaşadığımız endişeleri, korkuları, bedenimize ilişkin hissettiğimiz negatif duygu ve tavırlarımızı yok etmiyor ama en azından bundan sonrası için yardımcı oluyor.
Ben üniversitedeyim, en üst eğitim kurumundayım, her şeyi bilirim mentalitesinin bir benzerini "bizim evde şiddet olmuyor, demek ki aile içi şiddet yoktur" ya da" kadın erkek arasında eşitsizlik yoktur" diyen mentalite alıyor. Bunların hepsi aynı insandan gelmek zorunda olmasa da, hepsi birbirini destekliyor.
Evet! Cinsel sağlık eğitimini okullarda almamak bizim sorumlusu olduğumuz birşey olmayabilir ama bundan sonrasında seyirci kalıp, sürekli şikayet edip eyleme geçmeyenlerden olmamız gerektiği anlamına gelmemeli.
O nedenle biraz daha empati ve eylem lütfen!
